Sosyal Medya Yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal Medya Yönetimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2012 Pazartesi

İlle de 'Crowd' olsun!

Online iş dünyasının en güçlü trendlerinden biri olan 'Crowdsourcing' kavramı birçok sektörün ilgisini çekerken, kurumlar crowd iş modelleri ile nasıl gelir elde edebileceklerini kavramış gibi görünüyorlar. Ross Dawson ve Steve Bynghall,  kafa yorup  kaleme aldıkları 'Getting Results from Crowds' isimli kitaplarını   bir infogrfikle tanıtırken ortaya faydalı bilgiler de çıkmış. Kar amacı gütmeyen kuruluşlar da dahil olmak üzere 8 farklı sektörde  'crowd'u ele alan ikili bu modellerin arkasında yatan başarı hikayelerini ve bu konudan nasıl kar elde ettiklerini ele almış.

Örneğin medyada 'crowd' bilgi ve içerik  paylaşımı olarak kullanılırken, sivil toplum örgütlerinde toplumların birbirleri ile olan dayanışmalarını arttırabiliyor.


500
İkinci infografike crowd iş modellerinin hangi sektörde ne kadar başarılı olabileceği
anlatılmış. Örneğin bazı iş modellerinde kullanıcıdan üyelik ya da işlem ücreti alınırken, kitap bu yöntemin en çok yatırım yapma konusunda başarılı olabileceğini gösteriyor.

Tanımlamalar, analizler, kitaptan alıntılar için www.resultsfromcrowds.com ziyaret edebilirsiniz.



29 Mart 2012 Perşembe

Crowdfunding ÇALIŞMA AŞAMAS'na gelelim..


Crowdfunding kavramına küçük bir giriş yapmıştık kısacası “Bir proje için gereken maddi kaynakları, projeye ilgi duyan insan topluluğundan elde etmek” diyebiliriz. 


Crowdfunding faaliyetinin ilk aşamasında insanları buluşturan bazı platformların rolü çok büyük. Bu platformların en yaygın olanları Kickstarter ve IndieGoGo. 

Bu örnek iki pazarda, insanlar finansman aradıkları projelerini iyi bir sunum ile ziyaretçileri etkilemeye çalışıyorlar. 

Projenin gerçekleşmesi için gereken finansmanın sağlanması halinde kazanacakları miktarlardan bahsedilir. Projede çalışacak olan kadronun bilgileri de bildiriyor. Sunum sayfalarında video, metin ve illüstrasyon gibi örnekler yer alırken, ikna edici unsurlar kullanılır.. 

Hayrına mı Para Yatırıyoruz? 

İyi bir sunumun ardından birazda verdiğimiz vaatleri desteklemek adına katkıda bulunanları kendilerini özel hissettirecek hediyelerle verilebilir.. 
Crowdfunding süreçlerine katılmanın en çekici yollarından birisi de belki budur.. 

Proje sahipleri katkı miktarları için 4-5 paket belirlerler. Örneğin teknoloji ürünü için 50 TL veren bir kişi çıkan ürüne ilk ulaşın olur. Daha fazla miktar verdiğinizde ise değişiyor ilk ürün size posta ile gelebiliyor. 

Her proje için yapımcılar değişik yöntemler belirliyor ama hepsinin ortak yanı, katkıda bulunanlara özel bir takdirle yaklaşılması ve iyi bir ürünün ortaya çıkışında yardımcı olduğunuz hissini yaşatabilmesidir. 

Nasıl Çalışıyor? 

Projelerin belirli bütçe hedefi oluyor. örneğin 5 bin dolar. Bu rakama ulaşabilmek için bir zaman belirlenir.

Bu zamanın sonunda belirlenen rakam kadar katkı yapıldıysa, para proje sahibine iletiliyor. Rakam bu barajın altında kaldıysa bilgilerini ilettiğiniz kredi kartınızdan bir kuruş bile çekilmiyor. Tüm işlemler, Amazon’un e-ticaret sistemi üzerinden gerçekleşiyor. Yani, katkıda bulunmak isteyenler için bir risk yok. 

Bu sistem karşılıklı güven esasına dayalı çalışıyor. En büyük payı, ortaya en az bir kez sağlam ürün koymuş ve kendini kanıtlamış insanlar alıyor. Bu gibi başarılı projelerin sahipleri, zaten Reccomended / Featured gibi etiketlerle öne çıkarılıyor. Ama hayatında ilk kez Crowdfunding başvurusunda bulunan insanların da ikna edici bir fikirle gelmeleri durumunda, projeleri başarıyla destekleniyor. 

Proje kapsamında katkıların hedefi aştığı  durumlarda, vaat edilen ödüllerden herkes eşit bir  şekilde yararlanıyor. Ek olarak proje sahipibi, projenyi istediği gibi büyütebiliyor. Bu genellikle projenin beklenen daha fazla ilgi görmesi ile yeni ihtiyaçlar doğurmasıyla oluyor yeterli gelmemesi gibi..

22 Mart 2012 Perşembe

Crowdsourcing sarmış dört bir yanımızı!

 ‘Crowdsourcing’, şirketlerin üretkenliğini ve verimliliğini artırmak, araştırma ve işçilik maliyetlerini düşürmek amacıyla  kullanılırken, bu  kavram ilk olarak teknoloji dergisi Wired editörü Jeff Howe tarafından kullanılmışır. oBiz.media.com tarafından yapılan bu infografik,  ‘crowdsourcing’ kavramının çıkış noktasını,  hangi amaçlarda kullanıldığını ve 'crowdsourcing'in olası olumlu ve olumsuz yönlerini ele alıyor.
Gazeteci Jeff Howe, teknoloji dergisi Wired’ın 2006 yılındaki bir sayısında kaleme aldığı ‘Rise of Crowdsourcing’ ( Crowdsourcing’in yükselişi) isimli makalesinde Crowd ve outsourcing kelimelerini birleştirerek  ilk kez ‘Crowdsourcing’ sözcüğüne yer vermiştir.
Fansourcing, crowdcasting, open sourcing, crowdfounding, mass collabration gibi tanımlamalar da karşımıza çıkan ‘Crowdsourcing’de şirketler, ya da bireyler online topluluklara ya bir yarışma ya da bir işbirliği ile sahip oldukları sorunların çözülmesi için açık bir çağrıda bulunuyorlar.
Amazon, Wikipedia, Netflix, iStockphoto.com, Crowdsourcing iş modeli ile çalışan şirketler arasında yer alıyor. İnfografik ayrıca Crowdcourcing’i kimin hangi amaçla da kullanıldığını gösteriyor. Örneğin fold.it isimli sitede kişiler  'protein katlanması' oyununu oynayarak, bilim insanlarının hastalıklarla savaşmasında yeni yollar bulmalarına  yardımcı oluyor.
Fayda ve zararları
Infografike göre, crowdsourcing’in faydaları ve zararları da var. Crowdsourcing, işletmelerin tüketicileri/ izleyici-dinleyicileri ile iletişime geçmesini sağlıyor.
Crowdsourcing sayesinde bir ürünün iyileştirilmesi ve geliştirilmesi oluşan iş birliği ya da yarışmalarla daha kolay ve etkili bir biçimde sağlanabiliyor
Crowdsourcing freelance çalışan topluluklardan oluştuğu için küçük işletmelerin sorunlarını çözmeleri için  daha az bütçe ayırmalarını sağlıyor.
Öte yandan, crowdsourcing yaptığnız işten verimli bir sonuç alacağınızın garantisini vermiyor.
Sıkça tekrarlayan crowdsourcing projelerinin sonucunda hiçbir ücret ödenmemesi, projenin yönetilmesinde bir takım zorluklara neden olabildiği gibi  şirket sürdürülebilirliğini riske atabiliyor hatta müşteri sadakatini düşürebiliyor.
Detaylı verileri barındıran  infografikte yazdıklarımdan çok daha fazlasına ulaşabilirsiniz.

21 Mart 2012 Çarşamba

Crowdsourcing ve Crowdfunding'i anlatan bir çalışma

Anlatımların en kolayı video ile anlatımdır.
İyi seyirler


Projeyi destekleyen hizmet sağlayıcıları :

99Designs and GeniusRocket: Crowd Creativity
CrowdEngineering: Distributed Knowledge
Innocentive: Open Innovation
Lionbridge, 10EQS and Amazon Mechanical Turk: Cloud Labor
RocketHub: Crowdfunding
SmartSheet, CrowdControl, Spigit and Brightidea: (Crowdsourcing) Tools

7 Mart 2012 Çarşamba

"Bir soru vardı ya cevapsız akıllarda ben bildim"


Bugün üç farklı Açık İnovasyon örneği paylaşacağım.



Big dreams big ideas, olağanüstü mucitlerin yeni ürünler yaratıp, geliştirip, finanse etmek için bir araya gelediği bir atölye olarak tanımlanmış. Genç bir girişimci tarafından Kanada’da 1 Şubat 2012 tarihinde başlatılan bu proje yeni mucitlerden herhangi bir kategori sınırlaması olmaksızın ürün fikirleri sunmalarını istiyor. Neticede halk oylamasına sunulacak bu yeni ürün fikirleri için birinci gelen fikir $1000, ikinci ve üçüncü $500, dördüncü ve beşinci ise $250 ile ödüllendiriliyor.




Adobe, Microsoft, Juniper Networks, Broad Vision, Cisco, Qualcomm ve IBM’in sponsorluğunda gerçekleşen Dijital London Startup Challenge için sunulan bütün fikirler şu an halk oylamasında. Constellation Research CEO'su Ray Wang , John Lewis IT Direktörü Paul Coby, Telefonica Genel Müdür Yardımcısı Mike Short ve Cloud Technologist EMEA, VMWare başkanı Joe Baguley tarafından belirlenmiş olan kısa listeye göz atmanızı ve oylamanızı öneririm.




Nokia Crowdsourcing Başkanı, Pia Erkinheimo'nun da anlattığı üzere fikirlerinizi paylaşabileceğiniz ve başkalarının da fikirlerini görebileceğiniz IdeasProject dünyanın her yerinden herkesin beyin fırtınasına ortak olabileceği online bir topluluk. Nokia tarafından desteklenen bu yenilik kullanıcılar ve geliştiriciler arasında çift yönlü fikir alışverişi sağlıyor. Mobil telefonlarda kullanabilecek yeni fikirleriniz varsa ve bu fikirlerin hayatlarımızı kolaylaştıracak birer uygulama fikri olduğunu düşünüyorsanız; burada onları başkalarıyla paylaşıp hayata geçeceği ana tanıklık etmeye ne dersiniz?




Bir Kül Kedisi Masalı, Instagram !!!

     Külkedisi masalını bilirsiniz, Külkedisi gerçekten de sadece iyilik perisinin bir dokunuşuyla mı giyinip kuşanmıştır ya da iki gönül bir olunca samanlık Instagram’la mı seyran olmuştur?

Son günlerde amatör fotoğrafçıların çektiği/yakaladıkları kıskandırıcı fotoğraflar kareleri dijital dünyamızı süslüyor.  Instagram aplikasyonu Apple markası ile tekrar fotoğraf sanatının yükselişini destekledi diyebiliriz. Sıradan kareleri kendi bakış açıları ile anlatıp programın kendilerine sağladıkları 18 farklı efekt ile çektikleri fotoğrafları farklı bir kimliğe bürüyebilen amatörler ise bu oyunda başroldeler. Dünya çapında saniyede ortalama 10 fotoğraf eklenerek hızına hız katan aplikasyonun bu kadar sevilmesinin nedenleri arasında hızlı bir şekilde fotoğraf çekme, farklı efektler uygulama ve en önemlisi çok kolay bir şekilde sosyal ağlarda paylaşma imkânı sunması geliyor.

     Fotoğrafları beğenme(like) çılgınlığı ve yorum yapma özellikleri ile Instagram işleyişini biraz Twitter’dan biraz da Facebook’tan aldığı göz önüne alınırsa tabi ki en önemli özelliği bu görüntülerin anında istenirse facebook, twitter, flicker ve blog adresiniz gibi sosyal ortamlar ile eşzamanlı olarak yayımlanabilmesi. Ayrıca istediğiniz kişiyi listenizde olmasa bile takip edebiliyor, fotoğraflarına bakabiliyor, beğenip ve kısa yorum yazabiliyor ve fotoğrafın çekildiği yeri seçebilirsiniz. Yer bilgileri foursquare’den geldiğinden fotoğraf paylaştıkça otomatik olarak yerinizi foursquare’de paylaşabiliyorsunuz. 

     Bu program ile çektiğiniz manzara, yemek, içki, otobüs, kuş fotoğrafı kısacası aklınıza gelebilecek her şey en basit görseller bile efektler ile profesyonel fotoğraf veya Photoshop uygulanmış gibi ilgi çekici olabiliyor. Çekilen fotoğraflar öylesine şaşırtıcı sonuçlar veriyor ki ‘iPhoneography’ adıyla bir sanat akımı bile oluşmuş hatta Kasım 2011’de Ankara’da iPhoneographyTR’nin ikinci sergisi düzenlendi.
 Instagram aplikasyonu gelişmeye devam ediyor, son yenilik ise ara yüzünde meydana gelen değişiklikler. Aralık ayında Instagram takımına katılan Tim Van Damme çalışması ile güncellenen Instagram v2.1 versiyonu birlikte arayüz biraz daha basitleştirilmiş ve geliştirilmiş. Ayrıca Lux adlı özellik sayesinde tek bir etki ile fotoğraflarınızı ışık desteği ile otomatik olarak daha aydınlık ve canlı hale getirebiliyorsunuz. Bu arada Instagram ile crowdsourcing uygulamasını birleştiren öncü firmalardan biri de Levi’s. Levi’s kullanıcılardan kendi fotoğraflarını yükleyip, #iamlevis olarak taglemelerini istedi. Seçilen görseller açık oylamaya sunulup, kazananlar Eylül ayında hayata geçecek olan yeni kampanyada kullanılacakmış.

    Dijital dünya güçlerini birleştirdi buyurun Instagram dünyasına...

3 Mart 2012 Cumartesi

Bir şey mi kaybettiniz? Teknoloji onu bulmak için hazır!


 


 Açık İnovasyon'a kısa bir giriş yapıp örneklemek güzel olacak. Open innovation(Açık Yenilik),Berkeley Profesörlerinden Henry Chesbrough tarafından yaratılan bir model olmakla beraber gücü gelecekte bir çok şeye yön verebilecek oranda kendini hissettirmeye başladı bile. Açık İnovasyon yenilikçi fikirlerin, çeşitli ödüller karşılığında kitlelerden beklenmesi olarak özetlenebilir. Kapalı İnovasyon'da firmalar fikirlerini, yeniliklerini ve icatlarını sır gibi saklarlarken Açık İnovasyon modeli bir takım gözardı edilemez teknolojik gelişimlerin sonucunda tamamıyla dışa dönük bir iletişim modeline doğru bir devinim gösterdi. Bu demek oluyor ki, yeni fikirlerin şirket içinde geliştirildiği zamanlar artık geçmişte kaldı. Yeni amaç, pazara ilk olarak çıkmaktan ziyade kitlelerin de gücüyle iyi bir iş modeli inşa edebilmek. 




  Açık İnovasyon'un ideabird.com'da iyi bir örneğini görebilmek mümkün. Buradaki temel amaç, dünya üzerinde neredeyse akla gelebilecek her nesne ya da varlığı bulmak ve takip etmek için fikirler oluşturmak. Yani diyelim ki bir şeyinizi kaybettiniz; tüm eşyalarınızı takip edemeziniz ya; ama kaybettiklerinizin yerini elbette kolay ve hızlı bir şekilde bulmak istersiniz; Müthiş haber! Bu sorunların çözümü için artık teknoloji hazır. Buradaki tek zorluk nesneleri veya varlıkları çeşitli takip ve bulma alanında yaratılabilinecek çözümler ve potansiyel uygulama alanları  hakkında düşünmektir. Yarışma kaybedebileceğiniz ya da takip etmek isteyebileceğiniz herşey hakkında fikir kategorilerine yer vererek 10 Nisan 2012'ye kadar tüm katılımcılardan fikirlerini bekliyor. 


   Deloitte, Deutsche Telekom, HYVE ve RWTH Araştırma grubunun ev sahipliği yaptığı bu yarışma herkesi bu yaratıcılık sürecine katılmaya davet ediyor. Jüriyi ise MARKUS EMMERT, JÖRG GRÜNWALD, HASE JÜRGEN, PROF GESCHE JOOST,STEFFEN LEGLER,PROF CLAUDIA LOEBBECKE,DR LOTHAR MÜLLER,PROF FRANK T. PILLER,MARKUS RIEGER gibi isimler oluşturuyor.


29 Şubat 2012 Çarşamba

Dersin işleyiş biçimi hakkında aydınlatıcı bilgi

Dersin içeriğine uygun olarak bir konsept belirleyerek, hep birlikte öğrenme, öğrendiklerimizi yalnızca sınıfta değil, tüm ilgisi olan insanlarla paylaşma kararı vermiştim. Dersi kurgularken hem eğlenceli ,hem bol içerikli hem de interaktif bir yöntem olsun istedim. Tek yönlü ve az sohbetli bir ders işlemektense, öğrencileri anlatım sürecine dahil etmek en güzeli. Bu sayede bu blog ortaya çıktı ve derste anlatılanlar, öğrenilenler crowdsourcing mantığına uygun olarak kitlelerle paylaşılabilecektir.

Crowdsourcing kavramını ele alırken de, özellikle gelişmeleri aktarırken de bu konuda çok fazla kaynağı olan http://www.crowdsourcing.org sitesini baz aldık. Sitede yer alan 6 konuyu ve infografiği birer kişiye dağıtarak, her hafta herkes kendi konusundaki gelişmeleri aktarmasını sağladık. Bu sayede herkes herşeyi öğrenebilecekti. Dersin son bir saatlik kısmında ise, herkes sınıfta anlattığı yenilikleri derleyerek bir blog yazısıyla blogda paylaşacak. Her gün bir kişinin blog yazısı yayına alınarak, haftanın yedi günü konuyla alakalı içerik girişi yapılacak.

Bununla birlikte dersin ilk kısmında,  Crowdsourcing Kalabalıkları Gücü, Bir İşin Geleceğine Nasıl Şekil Verilir? isimli ilk kaynak kitap üzerinden birer bölüm tartışıyor olacağız.

Kitabın konusu ile ilgili yazıyı da haftaya aktarmış olurum.

Bu hafta derste kaçaklarımız olduğundan ders az biraz verimsiz geçti, ancak önümüzdeki haftadan itibaren gelmeyenler ağırlaştırılmış cezalar ödemek zorunda kalacaklarından dolayı, devamsızlığın bir daha tekrarlanmayacağını tahmin ediyorum.

Bu hafta bakalım neler öğreneceğiz, öğreneceksiniz...

Sevgiler

Sınıfın Hocası
@gabriolaru (twitter)

22 Şubat 2012 Çarşamba

SOM 508

Programımızın bu döneminde SOM 508 dersini anlatıyor olacağım. Dersin içeriğini düşündüğüm zaman, aklıma hep " kitlelerin gücü adına" sloganı takılı kaldı. 

Kavramı anlatmak için yanlış bir slogan değil ve ben kendisini pek sevdim.  Bu akşam ilk dersimize başlıyoruz ve dersin içeriği oldukça interaktif olması eminim sınıfın da ilgisini çekecektir. Sınıfın bilmediği diğer bir şey ise bu blog. Kitlelerin gücü ile oluşturulan içeriği anlamanın en iyi yolu uygulayarak öğrenmek ise eğer, biz de bu ders sayesinde içerik üretmeye başlayabiliriz. Bir dönem boyunca kendi içeriğimizi, her dersin son saatinde oluşturuyor olacağız. 

Bu vesile ile, programımızın blog sayfasını da oluşturmuş olacağız. "Kelin merhemi olsa başına sürer" misali bizler de bir türlü fırsat bulup blog sayfamızı açamamıştık.

SOM 508 dersi bu eksikliğimizi kapatmak için güzel bir fırsat oldu böylece.

Sizler de, SOM öğrencisi olmasanız da bu blog sayesinde derslere katılabilir, fikir, yorum ve görsellerinizi paylaşabilirsiniz.

Sevgiler

Öğr. Gör. Gabriela OLARU