open innovation etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
open innovation etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2012 Cuma

Kitlelerin Çeviri Gücü


   
   Dil kuşkusuz kişiler ve/veya ırklar arası uçurumu (dijital uçurumu) derinleştiren en önemli sebeplerden biri. Facebook’un Türkçe seçeneği olmasaydı muhtemelen Türkiye kullanıcı sayısı bakımından Facebook dünya sıralamasında 7. olmayacaktı. Aslında, 'dil' erişimin ve iletişimin olmazsa olmaz biricik parçası. 



    Google translate ve benzeri çeviri hizmetleri şuan için yeterli sayılmazlar. Her lisanın dilbilgisi, kalıpları, noktalama işaretleri kendine has ve üstelik bir lisanın ait olduğu kültüre hakim olabilmek ise işin diğer bir önemli boyutu. İyi ama dünya üzerinde birçok dil var ve her birinin çeviri maliyeti, şirketleri zor durumların eşiğine getirebilir derken bu taşın altından da Crowdsourcing çıkıyor. Herkesi bu süreçte birer tercüman olmaya, dilini ve dolayısıyla kültürünü paylaşmaya çağırıyor. 



   Twitter bu yöntemle oldukça başarılı olmuş ve içlerinde öğrencileri, gazetecileri ve hatta IT uzmanlarını barındıran 13.000 kişilik gönüllüler bulutunu oluşturarak Twitter’ın oldukça kısa bir sürede 28 farklı dile çevrilmesini sağlamıştı. Facebook’ta da aynı şekilde başarılı örneklerine tanık olduğumuz bu yeni çeviri yöntemine güncel bir örnek olarak Pinterest’i sayabiliriz.



   Bugünlerde kendilerine bu çeviri sürecinde yardım edebilecek tercümanlar arayan Pinterest öncelikle beş lisanda odaklamayı hedefledi -İspanyolca, Portekizce, Japonca, Almanca, ve Fransızca-. Pinterest bu imece usulü çeviri sürecine herhangi bir lisanda akıcı olan herkesi davet ediyor.

18 Nisan 2012 Çarşamba

Lufthansa'nın Açık İnovasyon Süreci ve Başarısı


  Lufthansa Kargo’nun da farkında olduğu gibi açık inovasyon radikal düşüncelere ulaşabilmek için oldukça güçlü bir katalizördür. Lufthansa çevresel olumsuzluklardan arınmak ve hizmetlerini geliştirmelerine yardımcı olmak üzere kalabalığın bilgeliği istifade etmek istedi. 



    Böylece ‘Air Cargo Innovation Challenge’ adlı bir yarışma başlattı ve dünyanın her bir yerinden katılımcılar yaratıcı çözümler, yenilikçi fikirler ve gelecek vizyonları ile gelip, katılım gösterdiler. Katılımcılar özellikle lojistik uzmanları, havayolu müşterileri ve akademisyenlerden oluşmaktaydı. Bu yarışma hava kargo sektörünün ilk, açık inovasyon girişimi oldu.Bir web sitesi platformu kuruldu ve yarışma yedi hafta boyunca sürdü. Fikirler Lufthansa Cargo tarafından seçilen uzmanlardan oluşan uluslararası bir jüri tarafından yenilikçilik ruhu, maliyet-yarar oranı gibi kriterlere göre değerlendirildi ve ödüller verildi.





  Açık inovasyonun temel faydalarını özetlemek gerekirse; hızlı, verimli ve güvenli bir şekilde pazar araştırması yapabilmek, iç kaynakları tamamlayabilmek, yeni ürün ve hizmetler üretebilmek, bugüne kadar keşfedilmemiş yollar bulabilmek ve müşterileri ciddiye alıp değer verdiğini hissettirebilmek.


11 Nisan 2012 Çarşamba

“Kitlelere neden ihtiyacınız var?” DARPA’dan Yanıt!!



     Hepimizin bildiği gibi Crowdsourcing artık özel sektörde de, devlet kurumlarında da sıkça kullanılmakta. DARPA’nın yeni çalışmasında Georgia Tech Araştırma Enstitüsü, Vanderbilt Üniversitesi, Pennsylvania Üniversitesi gibi üniversitelerden kimi bilim adamları ve Massachusetts Institute of  Technology ile General Electric'ten birer ekip yer almakta.

      Peki DARPA neden , imalat sürecinde Crowdsourcing kullanıyor? Yanıt basit. Çünkü Pentagon için bir şeyler tasarlamak ve inşa etmek gerçekten çok uzun zamanla ve yüklü maliyetlerle mümkün. Yeni bir zırhlı personel aracı veya bir tank için oluşturulan fikirden imalat sürecine  kadar harcanan süre genelde 10 ila 20 yıl. Haliyle DARPA küçük bir yardım için Crowdsourcing’e başvurarak birkaç yıl kazanmayı hedefliyor.




     DARPA’nın yakın vadeli hedefi, Marines için amfibi (hem karada hem denizde hareket edebilen) bir araç tasarımı üzerine fikirler toplamak. İlk yarışma, 1 milyon dolarlık ödül ile, önümüzdeki yılın başları için planlanıyor. Ardından, yaklaşık altı ay sonra, şasi ve diğer alt sistemler için yine 1.000.000 $ ödüllü bir yarışma yapılacak. 2014 yılında ise bütün bir araç için en iyi tasarım yarışması düzenlenerek 2.000.000 $ ile ödüllendirilecektir. 

  Çeşitli sektörlerde bu yaklaşımı başarıyla kullanılabilir.- otomotiv, bilgisayar yazılımı, bilgisayar donanımı, vs - Üstelik Crowdsourcing’le üretim hem daha hızlı hem de daha ucuz. 


3 Nisan 2012 Salı

Şirketlerin Yeni Vazgeçilmezi Crowdsourcing


   Bugün anlatacaklarıma geçmeden önce  sevgili bölüm arkadaşım, aynı zamanda bu blogun yazarlarından biri olan Atınç'ı tebrik etmek istiyorum. Çünkü kendisi bugün baba oluyor,  hatta belki de şuan, şu saniye olmuş bile olabilir. :)  Öyleyse kendisine Uğur Özmen'in şu yazısını gönderip, babalık hayatında başarılar diliyorum. :D


 


  Gelelim şirketlerin yeni vazgeçilmezi olan Crowdsourcing'e; Yenilikçi olmak için ne yapabiliriz? Bu, pek çok şirketin bugün kendine sıklıkla sorduğu sorulardan biri.  Yenilik fırtınası tüm sektörlerde almış başını gidiyor ve değişime ayak uyduramayanları da sağlam tehdit ediyor. Teknolojik gelişmeler günden güne değiştirmekte ve aslında bugün, yarın olduğunda eskimiş olabilir. Öyleyse nasıl yenilikçi olunabilinir?

  Günümüzde, Crowdsourcing  yenilik geliştirmek ve daha verimli, daha iyi ürünler ortaya koyabilmek için giderek daha iyi bir yol olarak kabul edilmektedir. Çünkü, Crowdsourcing daha hızlı ve daha düşük maliyetle pazara ürün getirebilir. Procter & Gamble da Pringles kutuları üzerindeki  görüntüleri  yazdırabilmek için bir yol bulmak üzere Crowdsourcing’i denedi  ve Bologno’da bulunan küçük bir İtalyan fırını hamur işleri üzerine hali hazırda görüntüleri yazabilmekteydi. Crowdsourcing ile yolları kesişti ve böylece P & G hem sorununa çözüm buldu hem de pazara bu çözümü sokmayı başarabildi.
  
  Crowdsourcing bu durumda başarılı olunca P & G Crowdsourcing çalışmalarını genişletmeye karar verdi. P & G’ın yenilikleri halen tam yüzde 50 oranında dışarıdan işbirliğine dayanıyor.



 Yalnız P & G değil, artık birçok büyük şirket üretimde yenilik için kalabalıkların bilgeliğinden destek almaya başlamış durumda. Bunların arasında Johnson & Johnson, Chlorox, 3M, Henkel ve daha birçok şirket  yer almakta.

Bir "Açık İnovasyon Platformu"
  OpenIDEO, İnterneti canlı, taze ve dinamik tutmak için yeni fikirler üretilmesi üzerine yapılandırılmış bir “açık inovasyon platformu” olarak tanıtıyor kendisini. Malum artık Web girişimciliği küresel ekonomi için önemli bir yapı taşı olarak görülmekte buradan bu yarışmayı takip etmek ve hatta katılımda bulunmak mümkün.  

27 Mart 2012 Salı

Gerçek: Ne Apple Ne Facebook/Yenilikçi DARPA


  Bugün, Amerikan yenilikçiliğinin en ünlü ismi, ne Apple, ne Google, ne de Facebook'tur. İkonik bir Amerikan yenilikçisi olan DARPA’dır. Fakat bu devlet kuruluşu ne bir kar elde eder, ne de tek bir tüketici ürünü satar. DARPA , Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı, güvenlik için bilim ve teknolojinin önemini yansıtmaktadır. Savaş, bir temel ihtiyaç olmamakla birlikte, icat kabiliyetinin çıkış noktasıdır.

  Pentagon Ar-Ge için  yıllık  75 milyar dolardan fazla harcamaktayken ; DARPA'nın payı 3 milyar dolardır. Buna karşılık, Ford, GM, Intel, Microsoft ,Cisco ve Merck  Ar-Ge için DARPA’dan fazla harcamaktadırlar.


  ARPANET, yani yeni adıyla DARPA soğuk savaş sırasında geliştirilen ve başlangıçta geniş alanlı ağların denenmesi için bir test ortamı olarak kullanılan bu platform, daha sonra genişletilerek zamanla günümüzdeki internet ağı haline gelmiştir .

  Son on yılda, DARPA’nın bir nevi güç kaybetmesinin sebebi,  Irak ve Afganistan savaşlarında dikkatini ve kaynaklarını tüketecek bir çok muharebe hizmetini kabul etmesidir. Anthony Tether  (DARPA'nın o zamanki müdürü), Irak ve Afganistan'da yol kenarına yerleştirilen bombaları engelleme teknolojilerindeki icat  zorluklarından ve milyonlarca dolar harcanmasına karşın çözüm üretilememesinden şikayetçiydi. 

   DARPA’da Temmuz 2009'da kuruluşun ilk kadın yöneticisi olarak Regina Dugan göreve başladı.Dugan Crowdsourcing’i benimsemişti. Aslında bir çok şeyin kitlelere açılması askeri gizliliğe aykırı görünebilirdi ancak Dugan’ın sıradışı yaklaşımı birşeyler yaratmaktan keyif alan zeki insanları iş sürecine dahil etmeyi savunuyordu.



 Dugan yenilikçiliğin ancak istekli ve  yaratıcı insanları bir araya toplamakla mümkün olabileceğine inanıyordu. DARPA'nın Dugan’la birlikte edindiği yeni hedeflerden bazıları; Mach 20 (insansız planör) ve pandemik aşı olarak sayılabilir. DARPA böylece neredeyse herkese açık yarışmalar yapmaya başladı. Dugan 2012 Mart’ta Google tarafından işe alındı.


Kaynak

15 Mart 2012 Perşembe

HEP BİRLİKTE MÜZİK VİDEOSU YAPALIM MI, YAPALIM…

Graham Coxon, Crowd Source ile tanıttığı müzik videosu “What’ll It Take”

   Sayısız innovasyona ilham kaynağı olan Crowdsourcing ile oluşturulan videolar, klasik çalışmaları sarsmaya ve TV-internet üzerinde büyük hit yakalamaya devam ediyor. Kendilerine bir şeye katkıda bulunma şansı verilen hayranlarda popüler olmanın keyfini çıkarıyor. Katılımda bu kadar zahmetsizken yaratıcılığın keyfine ve ortaya çıkan çalışmalara doyum olmuyor.
   Videosunun izlenme oranını arttırmak için farklı bir yol izleyen Graham Coxon, Yeni Albümü A+E’den “What’ll It Take” isimli şarkıya hayranlarına ait dans hareketlerini kullanarak çekilen klipten ve sonuçlarından çok memnun.

   Yönetmen Ninian Doffedited videoyu, 22 ülkeden 85 hayranının Londra sokaklarında dans ederken çekilmiş görüntülerinden yaratmış. Blur gitaristini gizlice zirveye çıkaran video, hayranlarının tüm eğlencesini ve samimiyetini yansıtıyor. Doncaster Free Press göre, Coxon crowdsourcing bir adım ileriye taşıyarak onun bir sonraki turunda fanlarını, yerel grupları aday göstermeye ve desteklemeye davet ediyor. Biraz yaratıcı biraz eğlenceli bir video izlemek isterseniz buyrun linki http://vimeo.com/37327443 hizmetinizde...



3 Mart 2012 Cumartesi

Bir şey mi kaybettiniz? Teknoloji onu bulmak için hazır!


 


 Açık İnovasyon'a kısa bir giriş yapıp örneklemek güzel olacak. Open innovation(Açık Yenilik),Berkeley Profesörlerinden Henry Chesbrough tarafından yaratılan bir model olmakla beraber gücü gelecekte bir çok şeye yön verebilecek oranda kendini hissettirmeye başladı bile. Açık İnovasyon yenilikçi fikirlerin, çeşitli ödüller karşılığında kitlelerden beklenmesi olarak özetlenebilir. Kapalı İnovasyon'da firmalar fikirlerini, yeniliklerini ve icatlarını sır gibi saklarlarken Açık İnovasyon modeli bir takım gözardı edilemez teknolojik gelişimlerin sonucunda tamamıyla dışa dönük bir iletişim modeline doğru bir devinim gösterdi. Bu demek oluyor ki, yeni fikirlerin şirket içinde geliştirildiği zamanlar artık geçmişte kaldı. Yeni amaç, pazara ilk olarak çıkmaktan ziyade kitlelerin de gücüyle iyi bir iş modeli inşa edebilmek. 




  Açık İnovasyon'un ideabird.com'da iyi bir örneğini görebilmek mümkün. Buradaki temel amaç, dünya üzerinde neredeyse akla gelebilecek her nesne ya da varlığı bulmak ve takip etmek için fikirler oluşturmak. Yani diyelim ki bir şeyinizi kaybettiniz; tüm eşyalarınızı takip edemeziniz ya; ama kaybettiklerinizin yerini elbette kolay ve hızlı bir şekilde bulmak istersiniz; Müthiş haber! Bu sorunların çözümü için artık teknoloji hazır. Buradaki tek zorluk nesneleri veya varlıkları çeşitli takip ve bulma alanında yaratılabilinecek çözümler ve potansiyel uygulama alanları  hakkında düşünmektir. Yarışma kaybedebileceğiniz ya da takip etmek isteyebileceğiniz herşey hakkında fikir kategorilerine yer vererek 10 Nisan 2012'ye kadar tüm katılımcılardan fikirlerini bekliyor. 


   Deloitte, Deutsche Telekom, HYVE ve RWTH Araştırma grubunun ev sahipliği yaptığı bu yarışma herkesi bu yaratıcılık sürecine katılmaya davet ediyor. Jüriyi ise MARKUS EMMERT, JÖRG GRÜNWALD, HASE JÜRGEN, PROF GESCHE JOOST,STEFFEN LEGLER,PROF CLAUDIA LOEBBECKE,DR LOTHAR MÜLLER,PROF FRANK T. PILLER,MARKUS RIEGER gibi isimler oluşturuyor.