Kitle kaynak mekanizmasının gelişmesi ve yayılması, bundan yeni faydalanmaya başlayan insanların aklına "Peki bize kim yardım ediyor?" sorusunu getirdi. Türkiye'de pek tanınmıyor olsa da bunun cevabı uzun bir süredir biliniyor; Cloud Labor. Tanıtımı Türkçeleştirirsek eğer karışımıza "İşçi Bulutu/Havuzu" çıkıyor . Bu tanım; basit ve karmaşık işleri yerine getirmek için, talep ve yararlanma üzerine kurulan bir iş gücü havuzu olarak açılabilir. Bu sistem içerisinde sorun ya da ihtiyaca göre dağılım gerçekleşiyor ve sanal havuz bu talepler doğrultusun da işçi tedarik edilebiliyor. Bu sistemin en güzel yanı arz ve talep arasında ki bağı gerçek dünyadan çok daha hızlı kurması. Sistemi örneklendirecek olursak bunu en güzel anlatacak örneğin örümcek ağı olduğunu düşünüyorum. Kendinizi, bir sürü kolu olan büyük bir ağa takılmış bir böcek olarak görün, ve o ağın her kolunun ucunda sizin yaşadığınız problem yüzünden çırpınırken oluşturduğunuz titreşimleri algılayan örümcekler olduğunu hayal edin. tek fark bu örümcekler sizi öldürmeye değil yardım etmeye geliyorlar.
2 Mart 2012 Cuma
Fetih 1453'ten Amazon Mechanical Turk'e
Fetih1453 filminin populerliğinden midir bilinmez farklı/yaratıcı crowdsourcing örneklerini paylaşacağım bu bölümde başarılı bir e-oluşum olan Amazon Mechanical Turk, ilk haftanın konusu olma hakkını kazandı.
İsmini tarihe "Satranç Oynayan Türk Otomatı" olarak geçmiş otomatik makineden alıyor, bu makinenin özelliği görüntüde otomatik olarak satranç oynayabilmesi, fakat aslında sadece içinde seyirciden gizlenen satranç oyuncusunun hareketlerini tekrarlamasıdır.
Amazon Mechanical Turk onların web denir veya Mturk, amazon.com'un kullanıcılara sunmuş olduğu basit bir soru-cevap platform hizmetidir. En ilginç ve insan egosunu tetikleyen kısmı ise sadece insan zekasının yapabileceği görevler için bir pazar yeri olmasıdır. (Marş Marş)
Çeşitli oyun alanları yaratılarak, bir soruya cevap talep eden kullanıcılar inzan zekası için görevler belirlerler. "HIT" (Human Intelligence Task) talip olabilir, bu kolay ve hızlı görevleri tamamlayınca para bile kazanabilirsiniz. Bunlar çok yüksek rakamlar olmasa bile (0,10-0,20$ gibi) 30 sn. içinde bu parayı kazanmak fena sayılmaz.Yapılan görevler tamamen işverenin talebiyle ilgili; bazen bir anket doldurabilirsiniz, bazen internetten bir harita bulabilirsiniz, ya da bazen bir web sitesinin belirli bir bölümünü tasarlayabilirsiniz. MTurk'te görevlendirilen iş belirli basit parçalara bölünür, bu basit parçaları oluşturan HIT görevlerine tamamlamaya birden fazla kişi talip olur, işveren açısından bakacak olursak hem görev daha kısa sürede hem de daha uygun maliyete biter.
Eksiduyuru'da verilen bir örnek çok güzel açıklıyor; mesela birisinin teknesi okyanusta kayboldu. Okyanusun uydu fotoğrafi var elinizde ama inanilmaz büyük. Bunu 300x300 pixellik parçalara bölüyorsunuz. İnsanlara dağıtıyorsunuz. 3 gün sonra tüm resimler defalarca taranmiş ve sonuçlar çıkmış oluyor. Iş basina 5 cent veriyorsunuz. Toplam size masrafi bir kaç bin dolara mal oluyor.
Kısaca MTurk,yeni nesil gençliğin çalışma ve yaratıcılığın doğasını nasıl değiştirdiği kazan-kazan mantığıyla birleştiriyor ve fazladan para çevrimiçi yapmak için bir yol sunuyor. Denemeye değer...
1 Mart 2012 Perşembe
Gazetecilerin yeni flaş haber kaynağı: Banjo
Sosyal medyanın vazgeçilmezi onları her yerden kullanabilmemizi sağlayabilen araçlardır. İnsanlar, en yaygın sosyal medya araçları olan twitter'a ve facebook'a artık sadece bilgisayar ekranı başında değil, cep telefonlarından, tablet bilgisayarlarından hatta evlerindeki televizyonlarından bile bağlanarak durumlarını güncelleyebilmekte ve ileti atabilmekteler. Günümüzde birçok cihazda sosyal medya fenomenleri olan bu iki aracı kullanılabiliyor olması onların hem erişilebilirliğini hem de kullanılabilirliğini arttırıyor ve bu artış insanların birbiriyle haberleşme hızının olağanüstü şekilde artmasını sağlıyor.
Sosyal medyanın hayatımızda etkisinin artması ve insanların interneti kullanarak bilgi akışına daha aktif katkıda bulunması günümüzdeki haber yaratma ve yayınlama anlayışında da ister istemez değişikliğe neden oldu. Kitleler, sahip oldukları sosyal medya hesaplarıyla haber özelliği olan bir durumu diğer insanlarla çok daha hızlı ve kolay paylaşabilir durumda artık. İşte bu durum, gazetecilerin ve habercilerin birçok ajanstan daha önce bir habere ulaşabilecekleri yeni bir medya kolu doğmasına neden oldu. Artık belirli bir yerdeki haberleri alabilmek için sadece o yerdeki twitter veya facebook güncellemelerini takip etmek bile gazeteciler için haber niteliği taşıyan durumları daha çabuk izleyicilerin, okuyucularına aktarmalarını sağlamakta. İşte hikayesi buna benzer olan bir uygulama: BanjoBanjo, twitter veya facebook'ta kişilerin güncellemelerini onların lokasyon paylaşımlarını kullanarak Google Maps üzerinde toplayan ve yayımlayan bir servis. Bu servis aracılığı ile etrafınızdakilerin o an twitter ve facebook üzerindeki güncellemelerini görebilirsiniz. Bu güncellemeler "geo tag" adı verilen yer bilgisi bazlı olduğundan, kişiler yer bilgilerini paylaşmayarak gerekirse servisin kendilerini keşfetmesini engelleyebilirler ya da "geo tag"lerini açarak sadece arkadaşlarının değil bulunduğu yerle ilgili bilgilere bakınan herkesin iletilerinden haberdar olmasını sağlayabilir.
Ancak Banjo'yu "crowdsourcing" kapsamında inceleyen durum sosyal medya içeriklerini paylaşıyor olması değil onları kişinin paylaştığı yeri baz alarak paylaşması. Banjo bir yerdeki durum hakkında insanlardan bilgi alabilmek için doğru bir kaynak olabilir. Bununla ilgili en iyi örneği Ocak ayında Andy Stettler adındaki Amerikalı bir gazeteci kendi twitter'ını kullanarak Banjo üzerinden sağlamış. Bir Pennsylvania gazetesinden aldığı Pennsylvania'da bir alışveriş merkezinde bomba olabileceği ihbarını kendisi Philadelphia'da olmasına rağmen haber ajanslarını kullanmadan sadece Banjo'yu kullanarak alışveriş merkezi içindekilerden teyit ettirmeye çalışmış. Banjo üzerinden tespit ettiği alışveriş merkezinden tweet atmış muhtemel kişilere bildirimde bulunarak onlardan durum hakkında bilgi istemiş ve kullanıcılardan durumla ilgili aldığı dönüşleri kullanarak okuyucularına dönüş sağlamış. Bu sayede orada bulunan kitleyi haber kaynağı olarak gösterek okuyucularına bomba ihbarı ile ilgili son dakika gelişmelerini direk kaynağından aktarabilmiş. Yani kitleleri bir dış kaynak olarak kullanıp ajanslardan gelecek haberleri derlemeden önce hem zamandan hem de paradan kazanarak rakiplerinin bir adım önüne geçmiş. Konu hakkında bu linkten detaylı bilgi alabilirsiniz.
Banjo'yu kişisel olarak ben de kullandım. Daha çok foursquare'deki "Yakınımdaki tweetler" uygulaması gibi çalışsa da facebook iletilerini de paylaşıyor olması bir avantaj. Ayrıca Yeditepe Üniversitesi etrafındaki son tweetleri ve facebook bildirimlerini sabah incelediğimde genelde "Kar tatili var mı?" sorusunun bu çevredeki sosyal medya mecralarında yankılanmış olduğunu da gördüm. Ve dün okuduğum örneği bir gazetecinin kar tatili haberinde bile kullanacağının aklımdan geçmesi aslında crowdsourcing'in, işi çok zor olan habercilerin bu tarz sosyal medya uygulamalarınu kullanarak haberi kaynağından bizlere hızla aktarabileceğini hatırlattı.
Uygulama hem iPhone'larda hem de Android yüklü telefonlarda kullanılabiliyor. Uygulamayı kullanırken "Yer paylaşma servisleri"nizin açık olması gerekmekte. Bu linkten uygulama hakkında detaylı bilgi alabilir, iPhone için AppStore'dan, Android için AndroidMarket'ten uygulamayı ücretsiz indirebilirsiniz.
Crowdsourced Global Atlas : OpenStreetMap (OSM)
Crowdsourcing kavramınının en iyi örneği diyebileceğimiz Vikipedi sayesinde günümüzde bir çok kavrama hızlı ve belki de daha doğru şekilde ulaşmaktayız. Özgür yazılım şartları altında ve açık kaynaklı olması bilginin hızlı büyümesi ve paylaşılması adına büyük bir avantaj sağlamaktadır. Gönüllü kişiler tarafından içerik üretilmesi her ne kadar bilginin güvenilirliğini düşündürtse de aslında sistem aynı zamanda içeriğin yayıldığı bir çok kullanıcıya içeriği kontrol ettiren bir çark ile işlemektedir. Bu şekilde yanlış bilgi ve kaynakları elimine edildiğinden, her geçen gün içeriğin güvenilirliği de artmaktadır. Vikipedi bu anlamda çok iyi bir örnektir ve kitlelerin gönüllü olarak birleşip içerik ürettikleri alanların belki de en popüleridir.
Peki sizce bir daha bu uygulamaya benzer popüler ve çok geniş bir kitleye hitap edebilecek uygulama karşımıza çıkar mı? Tabiki çıkar. İşte size OpenStreetMap hareketi...
"OpenStreetMap (OSM) özgür yazılım şartları altında oluşturulan açık kaynaklı bir dünya çapında harita oluşturma projesidir. GPS alıcılarıyla ve diğer kamu malı kaynaklardan toplanan bilgiler ile oluşturulur.
OpenStreetMap açık kaynaklı olan ve dünyanın her yerinden gönüllü olarak katılımcıların oluşturdukları bir dünya haritası projesidir." (Vikipedi)
Bu yeni oluşumla beraber GoogleMaps'e bir rakip çıkmakla kalmadı ayrıca kitlelerin kendini gösterebilecekleri yeni bir ortam daha oluşmuş oldu.
OSM hareketinin yeni ve en büyük destekçilerinden biri de Foursquare. Foursquare bundan böyle Google Maps yerine OSM altyapısını kullanan MapBox'ı kullanacağını açıkladı. Şahsen ben OSM ve Foursquare ortaklığını neler getireceğini şimdiden çok merak ediyorum. Fakat şu bir gerçek ki crowdsourcing adına çok büyük bir gelişme.
29 Şubat 2012 Çarşamba
Dersin işleyiş biçimi hakkında aydınlatıcı bilgi
Dersin içeriğine uygun olarak bir konsept belirleyerek, hep birlikte öğrenme, öğrendiklerimizi yalnızca sınıfta değil, tüm ilgisi olan insanlarla paylaşma kararı vermiştim. Dersi kurgularken hem eğlenceli ,hem bol içerikli hem de interaktif bir yöntem olsun istedim. Tek yönlü ve az sohbetli bir ders işlemektense, öğrencileri anlatım sürecine dahil etmek en güzeli. Bu sayede bu blog ortaya çıktı ve derste anlatılanlar, öğrenilenler crowdsourcing mantığına uygun olarak kitlelerle paylaşılabilecektir.
Crowdsourcing kavramını ele alırken de, özellikle gelişmeleri aktarırken de bu konuda çok fazla kaynağı olan http://www.crowdsourcing.org sitesini baz aldık. Sitede yer alan 6 konuyu ve infografiği birer kişiye dağıtarak, her hafta herkes kendi konusundaki gelişmeleri aktarmasını sağladık. Bu sayede herkes herşeyi öğrenebilecekti. Dersin son bir saatlik kısmında ise, herkes sınıfta anlattığı yenilikleri derleyerek bir blog yazısıyla blogda paylaşacak. Her gün bir kişinin blog yazısı yayına alınarak, haftanın yedi günü konuyla alakalı içerik girişi yapılacak.
Bununla birlikte dersin ilk kısmında, Crowdsourcing Kalabalıkları Gücü, Bir İşin Geleceğine Nasıl Şekil Verilir? isimli ilk kaynak kitap üzerinden birer bölüm tartışıyor olacağız.
Kitabın konusu ile ilgili yazıyı da haftaya aktarmış olurum.
Bu hafta derste kaçaklarımız olduğundan ders az biraz verimsiz geçti, ancak önümüzdeki haftadan itibaren gelmeyenler ağırlaştırılmış cezalar ödemek zorunda kalacaklarından dolayı, devamsızlığın bir daha tekrarlanmayacağını tahmin ediyorum.
Bu hafta bakalım neler öğreneceğiz, öğreneceksiniz...
Sevgiler
Sınıfın Hocası
@gabriolaru (twitter)
22 Şubat 2012 Çarşamba
Parlak bir fikrin kimden çıkacağı belli olmaz!
Jeff Howe tarafından isimlendirilen Crowdsourcing bir anlamda, bir şirketin kitleleri bir fikir yaratma sürecine ortak etmesidir. Yani özetle imece usulü bir pazarlama yöntemidir. Kendine sunulan ürünün yaratım sürecine ortak edilen kitle yaratırken bir yandan da ürüne karşı bir aidiyet geliştiriverir. Kimi zaman şirketlerin, kimi ödüller sunarak başlattığı bu yaratım sürecinde kitleler birbirinden parlak fikirlerle katılım gösterebilirler. Jeff Howe’un da dediği gibi “İnsanlar, yeteneklerini kullanmaktan ve öğrendiklerini başkalarına aktarmaktan müthiş zevk duyarlar.”
Örneklemek gerekirse, Mert Canlı'nın Wikinomics kitabından alıntıladığı bir örneği sizlerle aynen paylaşıyorum. "Kanada’da Goldcorp
adında bir altın işleme şirketi daha etkin bir altın arama&bulma
süreci tasarlamak için bir yarışma yaptı. En iyi yöntemleri öneren
katılımcılara toplam 575.000 dolar ödül vaat edildi. Şirketin 55.000
hektarlık arazisiyle ilgili tüm detaylar katılımcılarla paylaşıldı.
Gelen başvuruların sonucunda inceleme yapan ekip, arazi üzerinde daha
önce şirket çalışanlarının saptayamadığı 50-55 yeni hedef belirledi.
Belirlenen yeni hedeflerin %80′inden fazlasında önemli miktarda altın
bulundu. Bu yaklaşımın da yardımıyla 100 milyon dolarlık bir şirket 9
milyar dolarlık bir kuruluş haline geldi."
Anla beni Crowdsourcing
“Crowdsourcing” yeni bir kavram benim için “işinizi kitlelere açma ve onlardan
gelecek önerileri, paylaşımları görme” gibi birşey emin değilim henüz öğrenme
aşamasındayım..
Ve bu Crowdsourcing’i kısaca özetlemek gerekirse YİNE anladığım kadarıyla DİYORUM, yapıyor olduğunuz iş herneyse onunla ilgili dışarıdan bir destek yada ortak çalışma alacağınız zaman size büyük bir iletişim ağı ve doğru adrese en ekonomik yoldan ulaşmanızı sağlayacakMIŞ. İsteklerinize / İhtiyaçlarınıza EN uygun olan pazar, ortak,.., GÖTÜRÜYOR..
Ve bu Crowdsourcing’i kısaca özetlemek gerekirse YİNE anladığım kadarıyla DİYORUM, yapıyor olduğunuz iş herneyse onunla ilgili dışarıdan bir destek yada ortak çalışma alacağınız zaman size büyük bir iletişim ağı ve doğru adrese en ekonomik yoldan ulaşmanızı sağlayacakMIŞ. İsteklerinize / İhtiyaçlarınıza EN uygun olan pazar, ortak,.., GÖTÜRÜYOR..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







